Evinin her köşesinde yeşillik
İçerik
Son yazılar
Biz kimiz
Balkon, teras ve menekes bahçeciliği konusunda pratik rehberler. Başlangıçtan ileri seviyeye kadar bitki yetiştirme, bakım ve tasarım önerileri.

Ev Bahçeciliğinde Gübre Seçimi: Organik ve Kimyasal Gübrelerin Karşılaştırması

Balkonumda ilk domates fidesini yetiştirdiğim yıl, market rafındaki mavi renkli toz gübreyi alıp suyla karıştırmış ve "işte oldu" demiştim. İki hafta sonra yapraklar koyu yeşil, gövde kalın, ama meyve yok. Aynı sezon komşum kendi mutfak artığından yaptığı kompostla neredeyse sepet sepet domates topladı. O günden beri gübre konusunda hem okuyorum hem deniyorum. Organik gübre kimyasal gübre tartışmasında "biri iyi, biri kötü" gibi bir cevap olmadığını, meselenin doğru zamanda doğru olanı seçmek olduğunu kendi saksılarımda öğrendim.

Önce Temel Fark: İkisi Bitkiye Nasıl Ulaşır?

Kimyasal (sentetik) gübreler besinleri bitkinin kökünün doğrudan emebileceği tuz formunda verir. Yani araya kimse girmez, su içinde çözünür, kök alır. Organik gübreler ise besinleri karmaşık moleküller içinde tutar; topraktaki mikroorganizmalar bunları parçalayana kadar bitki tam olarak faydalanamaz. Bu tek cümlelik fark, aşağıdaki her şeyin sebebi.

Ölçüt Organik gübre Kimyasal gübre
Etki hızı Yavaş, günler-haftalar Hızlı, birkaç gün içinde görünür
Besin oranı Düşük ve değişken Yüksek ve etiketle belli
Toprak yapısına etkisi Su tutmayı ve havalanmayı iyileştirir Yapıyı değiştirmez, aşırıda tuzlanma yapar
Yanma riski Çok düşük (taze gübre hariç) Dozu kaçırırsan yüksek
Koku Bazı türlerde belirgin Genellikle yok
Maliyet Kompost yaparsan neredeyse sıfır Birim besin başına daha ucuz

Adım Adım: Ben Nasıl Karar Veriyorum?

  1. Kabın hacmini not ediyorum. 3 litrelik bir saksıda toprak hacmi az olduğu için besin de çabuk tükenir ve tuz birikimi hızlı olur. Küçük saksılarda organik ağırlıklı gidip, ihtiyaç halinde çok seyreltik sıvı takviye yapıyorum. 30-40 litrelik teras kasalarında ise iki yaklaşımı rahatça harmanlayabiliyorum.
  2. Bitkinin ne için yetiştiğine bakıyorum. Yaprağı için yetiştirdiğim maydanoz, roka, fesleğen azot ister; burada solucan gübresi veya iyi olgunlaşmış kompost fazlasıyla yeter. Meyve verecek domates, biber, çilek gibi bitkilerde ise potasyum ve fosfor talebi çiçeklenmeyle birlikte tırmanıyor. Bu dönemde etiketinde potasyumu yüksek bir ürün kullanmak işi hızlandırıyor.
  3. Toprağı sezon başında organikle kuruyorum. Her ilkbahar dikim harcına hacmin yaklaşık beşte biri kadar olgun kompost ve bir miktar solucan gübresi karıştırıyorum. Bu, sezonun temel besin deposu. Toprak ve kompost seçimi konusunda yazdıklarımı okuduysanız, bu adımın niye pazarlık konusu olmadığını anlarsınız: besin kadar yapı da önemli.
  4. Kimyasalı "takviye" olarak, ilaç gibi kullanıyorum. Bitki sararmışsa, büyüme durmuşsa, çiçek dökmeye başlamışsa devreye giriyor. Ambalajdaki dozu genelde yarıya indirip iki kat sık uyguluyorum; bu şekilde şok yerine istikrarlı bir akış oluyor.
  5. Uygulamayı hep nemli toprağa yapıyorum. Kuru toprağa sıvı gübre vermek kök tüylerini yakıyor. Önce sade suyla hafif ıslatıyorum, sonra gübreli suyu veriyorum. Sulama alışkanlıklarınız gübreleme takviminizi doğrudan etkiler; su verme sıklığınız düzensizse gübre de düzensiz gider.
  6. Yapraktan mı kökten mi, karar veriyorum. Demir eksikliğinden damarları belirgin sararan yapraklarda yapraktan uygulama hızlı sonuç veriyor. Genel besleme içinse kökten vermek daha güvenli. Yaprak uygulamasını asla öğle güneşinde yapmıyorum, sabah erken ya da akşamüstü.
  7. Kaydını tutuyorum. Telefonda basit bir not: hangi tarihte, hangi saksıya, ne verdim. Bir sezon sonunda hangi bitkinin neye iyi cevap verdiğini görmek, tahmin yürütmekten çok daha faydalı.
  8. Kışın freni çekiyorum. Işık azalıp bitki yavaşladığında verilen gübre kullanılmadan toprakta kalıyor ve tuz olarak birikiyor. Mevsimsel bakımda gübreyi kesip yalnızca su vermek çoğu iç mekan bitkisi için doğru olan.

Sık Yapılan Hatalar